1931 yılı Mayısında, asla affedilmesi ve unutulması mümkün olmayan bir gaflet neticesi, dünya arşivcilik tarihinde tek örnek olarak, Osmanlı dönemi…
İstanbul’un meşhur ağaçlarından birisi de Sultanahmed meydanında ki büyük çınardı. Kanlı çınar da denilen bu uğursuz ağaç pek çok dehşetli hadiseye şahit olmuştur. Bunların en ibretli ve vahametlilerinden birisi Sultan İbrahim devrinde yaşanandır.
İşitildi yine gülzâr-ı sühanda ma’hûd Bülbül-i herze-edânın yeni bir zemzemesi Lâl eder bir gün onu aksederek âfâka Yine bir bâz-ı…
Belge Vesika
Edirne’nin eski yerleşimleri arasında uzanan tarihi sokaklarından birinde kesme taşdan bir duvar. Duvara da dikkat edince görülen eski bir kitabe…
Kaynak malzeme ve vesika açısından en bol dönemlerden olan yakın tarihimizde, bu malzeme bolluğunun aksine birçok karanlık nokta bulunuyor. Dayatılan…
Padişahın kendi el yazısı ile yazılmış emirlere ise Hatt-ı hümâyun denir. Uzun hatt-ı hümâyunlarda yazının paragraf aralarına taştığı da vâkidir. V. Murad ve IV. Mehmed gibi çocuk yaşta tahta çıkanların yazı kaligrafi ve imlâlarında çok kere bozukluk görülür. Hattatlıkları dolayısıyla III.Ahmed ve II. Mahmud’un hattları yazılan padişah yazıları içinde belki de en güzelleridir.
Armanın eski Türkçe karşılığı ise ”ongun”dur. Farsça “nişan” ve Arapça “alâmet” de aynı anlama gelmektedir. Türklerde arma kullanmı yaygın bulunmamakla birlikte yerine tuğ, bayrak ve tuğra mevcuttur.